Aksiyom olasılığı nedir ?

BanaDediKi

Global Mod
Global Mod
26 Eki 2020
1,934
0
0
Aksiyom Olasılığı: Her Şeyin Başlangıcı mı, Sonu mu?

Hadi gelin, bugün biraz felsefi, biraz da matematiksel bir keşfe çıkalım! Ne dersiniz? Aksiyom nedir, olasılık teorisiyle nasıl ilişkili olabilir? Ve bu kadar ciddiyetin içinde eğlenceli bir şeyler olabilir mi? Hep birlikte keşfetmeye ne dersiniz?

Olayın başlangıcıyla ilgili belki de yapabileceğiniz en iyi şey: Biraz eğlenmek. Ama burada dikkatli olmalıyız, çünkü aksiyomlar bizim için gerçekten de çok önemli bir yer tutuyor. Bu kadar ciddi konularda bazen şaka yapmanın tam zamanı! Felsefede en çok karşılaşılan şeylerden biri şu: “Her şeyin bir başlangıcı vardır, ama ya her şeyin bir sonu varsa?” İşte aksiyomların da bir nevi hayatın başlangıçları olduğunu düşündüğümüzde, sonunun ne olduğunu çözmek için belki biraz eğlenceli bir bakış açısına ihtiyacımız var.

Aksiyom Nedir? Kısaca Tanıyalım

Matematiksel anlamda aksiyom, doğru olduğu kabul edilen, kanıtlanması gerekmeyen bir önermedir. Yani aksiyomlar, teori geliştirmede temel bir yapı taşıdır. Mesela, “iki nokta arasındaki en kısa mesafe bir doğru çizebilir” aksiyomunu ele alalım. Buna karşı çıkan kimse yok. Ama bir aksiyomu sorgulamak zor olabilir. Çünkü bu, çoğu zaman “gözlemlerle” doğrulanmış ve bilimsel temele dayandırılmıştır.

Felsefi açıdan baktığınızda ise aksiyomlar, genellikle doğru kabul edilen ve üzerine daha fazla tartışma yapılmayan ilkeler ya da varsayımlar olarak öne çıkar. Aksiyomların hayatımızda da karşılıkları var; bazen “şu her zaman böyledir” dediğimiz, aslında sorgulamadan kabul ettiğimiz doğrular… Örneğin, "Yaz tatilinin sonunda mutlaka kötü hava olur." Evet, bunu herkes bilir, ama kimse bunu kanıtlamaz. Hadi bunu bir aksiyom olarak kabul edebiliriz, ne dersiniz?

Olasılık ve Aksiyom: Gerçekten İlişkili Mi?

Aksiyom olasılığı derken ilk önce şöyle bir soru soralım: “Aksiyomlar gerçekten olasılıklarla bağlantılı mı?” Matematiksel bakış açısına göre, olasılık teorisi olayların olma olasılıklarını anlamaya çalışırken, aksiyomlar, bu teorilerin temel dayanaklarıdır. Yani bir olasılık teorisini anlamak için aksiyomlara da göz atmamız gerekir.

Mesela, bahsettiğimiz aksiyomlardan biri, her iki olayın birbirinden bağımsız olmasının, her bir olayın olasılığının çarpılmasıyla hesaplanacağıdır. Eğer iki olay arasında bağımsızlık varsa, bunların bir araya gelme olasılığı, her birinin olasılığının çarpımı kadar olur. Bunu gündelik hayatta şöyle örneklendirebiliriz:

Erkekler: “Evet, doğru olma ihtimali var, bu yüzden ben bunu deniyorum. Çarpı iki, bu çok mantıklı.”

Kadınlar: “Bence her şey biraz da o anın ruh haline bağlı. Ya bu, başka bir şeye bağlanıyorsa? İhtimal doğru ama belki duygusal bir faktör var.”

Bu iki bakış açısını karıştırdığınızda, aksiyomların sadece sayısal ya da teorik bir anlam taşımadığını, aynı zamanda günlük hayatta da ‘doğru’ kabul edilen bazı düşünce kalıplarıyla bağlantılı olduğunu görebiliriz. İşin eğlenceli kısmı burada başlıyor, çünkü olasılık aslında her zaman bir kesinlik içermez, ama aksiyomlar öyle değildir. Onlar, bir şeyin doğru olduğuna dair yegane dayanağımızdır. Bu, hayatın karmaşıklığını düşündüğünüzde, bir yandan rahatlatıcı bir güven verirken, bir yandan da onu sorgulamak içindeki çekiciliği arttırır.

Erkeklerin ve Kadınların Aksiyomlarla İmtihanı: İlişkilendirmek Mümkün mü?

Biraz klişe olacak ama, erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ise ilişki odaklı yaklaşımlarını biraz şaka ile süsleyelim.

Erkekler aksiyomları daha çok stratejik bir şekilde ele alır, değil mi? İşin matematiğini, denklem çözümünü severler. “Şu aksiyomun doğru olduğunu kabul edelim ve çözümü burada bitirelim” derler. Ama, bir ilişkiyi ya da hayatın dinamiklerini böyle çözmek çok kolay değildir. Hani, işin içine empati, duygusal faktörler ve biraz da insanın “anlık ruh hali” girince, aksiyomların doğruluğu sorgulanabilir hale gelir.

Kadınlar ise biraz daha empatik bakar. Aksiyomların doğruluğundan önce, o doğruluğun insanlarla olan ilişkilerde nasıl karşılık bulduğuna dikkat ederler. “Aksiyom doğru olabilir ama o anki duygusal durumda bu teori geçerliliğini yitiriyor olabilir.” İşte bu da, gerçek hayatta aksiyomların nasıl “sınırlı” olduğunu gösterir. Çünkü duygular ve insan ilişkileri öngörülemezdir.

Burada kadınların ve erkeklerin aksiyomlara karşı yaklaşımı arasındaki fark, onların bakış açılarını ve dünyaya olan perspektiflerini de yansıtır. Gerçekten her şeyin bir olasılığı vardır; ama duygular ve insanın içinde bulunduğu an, çoğu zaman bu olasılıkları tamamen değiştirebilir.

Sonuç: Aksiyomlar ve Olasılık – Birleşebilecek mi?

Geldik bir noktaya: Aksiyomların güvenli limanı ve olasılıkların değişken dünyası bir araya gelir mi? Cevap, aslında evet. Çünkü aksiyomlar, olasılıkların dayandığı temeldir. Ama tıpkı bir ilişkinin ya da günlük yaşantının bazen öngörülemez olduğu gibi, aksiyomlar da her zaman kesin olamaz. Ya da diyelim ki, aksiyomlar sadece varsayımlar olduğunda, hayatın olasılıklarını ve sürprizlerini yansıtan doğrulara dönüşebilirler.

Aksiyom ve olasılık bir araya geldiğinde, belki de hayatın ‘şansa’ ve ‘sezgisel’ ögelerine yer bırakıldığı bir alan yaratıyoruz. Burada herkesin farklı bakış açıları olabilir. Kimi çözüm odaklı düşünür, kimisi empatik yaklaşır, kimisi de durumu bir aksiyom gibi kabul edip ileriye doğru adım atar.

Her durumda, aksiyomların ne kadar güvenilir ve ne kadar esnek olduğunu sorgulamak, her yeni gün ve her yeni olasılık için düşünmemizi sağlar.